Atıksu Arıtma Tesislerinde Koku Giderme Ünitesi Gaz Analiz Sistemleri

Koku, “insanda koku alma duyusunu harekete geçiren ve kokunun algılanmasına neden olan uçucu maddelerin yarattığı etki” olarak tanımlanmaktadır. Genelde çok düşük konsantrasyonlarda, havada çözünmüş olarak gaz halinde ve algılanma yoğunluğunun üstünde bir seviyede bulunan kimyasal maddelerden kaynaklanmaktadır. Burnumuzda koku molekülünün uyardığı bölüme göre beyne farklı bir koku sinyali ulaşır.

Paylaş:

blog_-xx-2

Atıksu Arıtma Tesislerinde Koku Giderme Ünitesi Gaz Analiz Sistemleri

Koku, "insanda koku alma duyusunu harekete geçiren ve kokunun algılanmasına neden olan uçucu maddelerin yarattığı etki" olarak tanımlanmaktadır. Genelde çok düşük konsantrasyonlarda, havada çözünmüş olarak gaz halinde ve algılanma yoğunluğunun üstünde bir seviyede bulunan kimyasal maddelerden kaynaklanmaktadır. Burnumuzda koku molekülünün uyardığı bölüme göre beyne farklı bir koku sinyali ulaşır.

Atıksu arıtma tesislerindeki bazı faaliyetler, kokuya sebep veren emisyonlar ortaya çıkarmaktadır. Gerek bölgede yaşayan insanlarda oluşturduğu rahatsızlık, yaşam kalitesinde düşme ve gerekse içerdiği kirleticilerin yol açtığı çevresel etkileri nedeniyle dünya çapında önemli bir çevre sorunu haline gelmiştir.

Bu tesislerde koku emisyonları pompa ve kanalizasyon istasyonlarında, çamur bertaraf ünitelerinde organik maddenin mikroorganizmalar tarafından parçalanması durumunda ve arıtma kademelerinde meydana gelmektedir. Atıksu arıtma tesislerinde ve kanalizasyon içinde mikrobiyolojik faaliyetlerle meydana gelen ve çok düşük konsantrasyonlarda bile yüksek koku potansiyeline sahip olan H₂S (hidrojen sülfür), merkaptan/di sülfür gibi organik sülfür bileşikleri ile protein parçalanmaları sonucu ortaya çıkan NH₃ (amonyak) kokunun en önemli sebebidir.

shutterstock_530497726-3

 Atıksu bertaraf tesislerinden kaynaklanan koku problemlerini tamamen gidermek mümkün değildir fakat iyi tasarlanmış bir arıtma tesisi ile koku yayılımını en aza indirmek mümkündür. Koku probleminin rahatsız edici hale gelmesinin sebepleri, kapasite artışları, mevsimsel geçişler, hava sıcaklıklarının artması ve işletmesel sorunlardır.

Koku Giderim Sistemleri özellikle Atıksu Terfi İstasyonları ve Atıksu Arıtma Tesislerinde oluşan kötü kokuların azaltılması veya tamamen giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kötü kokunun oluştuğu üniteler; terfi istasyonları, giriş yapıları, ızgara yapıları, çamur yoğunlaştırma ve çürütme havuzları, çamur susuzlaştırma üniteleri, susuzlaştırılmış çamurun nakli ve depolanması aşamalarıdır.
Özellikle H2S'in toksik ve rahatsız edici etkisinden dolayı koku, kaynağından (özellikle terfi istasyonları, giriş yapı­ları, ızgara ve kum tutucu üniteleri ve çamur sistemleri vb) doğru şekilde ve yeterli kapasitede çekilerek koku arıtma sistemlerinde arıtıldıktan sonra atmosfere verilmelidir. 

H₂S (hidrojen sülfür) ve NH₃ (amonyak) gazı 1 ppm'in çok altında yani ppb seviyesinde koku alma duyusuna rahatsızlık vermektedir. Bu değerleri göz önüne alarak, koku giderme ünitesindeki çıkış ölçümlerinin ppb seviyesinde olması gerekmektedir.

Türkiye'de koku giderme ünitelerinde uzun yıllardır uygulanan yöntem, hem giriş hem de çıkış ölçümlerinde gaz dedektörlerinin kullanılmasıdır. Maliyetler sebebi ile tercih edilen dedektör kullanımı, hem teknik hem de işletmesel açıdan verimsizlikler ve başarısızlıklarla sonuçlanmıştır.

Gaz dedektörleri ölçüm yapmaktan ziyade, istenmeyen hedef gazın ortamda meydana çıkması durumunda sisteme sinyal göndererek gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaktır. Bu nedenle bir ölçüm ekipmanı olmayan gaz dedektörleri, bu ve buna benzer sürekli ölçüm uygulamalarına uygun teknik altyapıya sahip değildir.

cizim

Gaz dedektörü kullanımındaki bir diğer sorun ise doğru ölçüm sonuçlarını alamamaktır. Koku giderme ünitelerine giriş yapan havadaki amonyak(30-50 ppm) ve hidrojen sülfür(60-100 ppm) konsantrasyonları çıkış havasındaki konsantrasyonlara göre çok daha yüksektir. Ünitedeki işlemler sonucunda, ortamın kokusunun giderilmesi, yani amonyak ve hidrojen sülfür gazlarının konsantrasyonlarının ppb seviyesine düşürülmesi hedeflenmektedir. Markadan bağımsız olarak hidrojen sülfür ve amonyak gazı sensörleri ppb seviyesinde ölçüm yapacak kadar hassas değildir. Ölçümler için kullanılması gereken ekipmanlar gaz analizörleridir.

Türkiye'deki mevcut koku giderme ünitelerinde, giderilen kokunun kontrolü için 2 yöntem kullanılmaktadır. Bunlardan ilki, giriş ve çıkıştan değer okuyarak yapılan verim hesabıdır. Hazırlanan yönetmelik ve şartnamelerde amonyak ve hidrojen sülfür gazlarının gideriminin %99 olması belirlenmiştir. Bir diğer yöntem ise yalnızca çıkış konsatrasyonu göz önüne alınarak, çıkış ölçüm değerlerinin 0,5 ppm veya 1 ppm değerlerinden düşük olması istenmektedir. Burada da ppb seviyesinde bir ölçüm yöntemine ihtiyaç duyulduğunu görülmektedir. Hangi yöntemin kullanılması istenirse istensin, çıkış ölçümlerinde istenen değerlerin, bir dedektör ile ölçülmesi mümkün değildir.

Koku giderme ünitesinin giriş ve çıkış noktalarından alınacak örnekler, Honeywell'in patentli teknolojisi SPM Flex Chemcassette Gaz Analizörü ve şartlandırma üniteli PM Element Gaz Analizörü ile ppb seviyelerinde ölçümler alınabilir.

kolaj

Set Teknik olarak tedarik ettiğimiz ürünleri, 16 yıllık mühendislik tecrübemiz ile birleştirip, sisteminize ve işletmenize özel çözümler sunmaktayız.

İşletmenize ve koku giderim ünitenize özel çözümlerimiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Set Teknik Emniyet ve Çevre Teknolojileri A.Ş. olarak; Gaz Algılama Sistemleri, Proses Gaz Analiz Sistemleri, Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri, Endüstriyel İş Güvenliği Ekipmanları ve Yanma Teknolojileri konularında, 2004 yılından bu yana her geçen gün geliştirerek bugüne taşıdığımız satış ve teknik destek tecrübemiz ve tamamı Türkiye ve Avrupa normlarına uyumlu ürünlerimiz ile mühendislik çözümleri sunmaktayız.

 

Paylaş:
İlişkili Ürünler