Kağıt üretim tesisleri; odun hazırlama, hamur üretimi, kimyasal pişirme, ağartma, kurutma ve enerji üretimi gibi pek çok farklı aşamayı bünyesinde barındırır. Bu süreçlerde kullanılan kimyasallar ve oluşabilecek gazlar, çalışan sağlığı ve tesis güvenliği açısından ciddi riskler oluşturabilir. Kimyasal depolama alanlarında ve kazan dairelerinde meydana gelebilecek gaz kaçaklarının erken tespit edilmesi, iş kazalarının ve üretim kayıplarının önlenmesinde kritik rol oynar.
Bu nedenle kağıt üretim tesislerinde hem sabit gaz algılama sistemleri hem de portatif gaz dedektörleri birlikte kullanılmalıdır.
Kağıt Fabrikalarında Gaz Riski Neden Oluşur?
Kağıt üretim süreçlerinde kullanılan kimyasallar, yanma sistemleri ve atık su arıtma prosesleri farklı gaz tehlikelerini beraberinde getirir.
Başlıca risk kaynakları şunlardır:
- Kimyasal hamur üretim üniteleri
- Ağartma (bleaching) prosesleri
- Siyah likör geri kazanım kazanları
- Kimyasal depolama tankları
- Atık su arıtma tesisleri
- Doğalgaz veya LPG kullanılan kazan daireleri
- Kapalı tank ve proses ekipmanları
Bu alanlarda oluşabilecek gazlar, çalışanların sağlığını tehdit ettiği gibi patlama ve yangın riskini de artırabilir.
Kağıt üretiminde karşılaşılan gazlardan bazıları:
Hidrojen Sülfür (H₂S)
Kağıt endüstrisinde özellikle kraft prosesi ve atık su arıtma tesislerinde görülebilir.
Riskleri:
- Çok toksiktir.
- Düşük konsantrasyonda bile zehirlenmeye neden olabilir.
- Yüksek seviyelerde koku alma duyusunu devre dışı bırakır.
- Kapalı alanlarda ölümcül olabilir.
Hidrojen Sülfür (H₂S) gazı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız!
Klor (Cl₂)
Bazı ağartma proseslerinde kullanılabilmektedir.
Riskleri:
- Son derece toksiktir.
- Solunum yollarında ciddi hasara neden olabilir.
- Kimyasal depolama alanlarında izlenmesi gerekir.
Klor (Cl₂) gazı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız!
Karbonmonoksit (CO)
Doğalgaz kazanları, buhar kazanları ve jeneratörlerde eksik yanma sonucu oluşabilir.
Riskleri:
- Renksiz ve kokusuzdur.
- Kandaki oksijen taşınmasını engeller.
- Kapalı alanlarda ölümcül olabilir.
Karbonmonoksit (CO) gazı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız!
Metan (CH₄)
Atık su arıtma tesisleri ve biyolojik çamur proseslerinde oluşabilir.
Riskleri:
- Yanıcıdır.
- Patlayıcı atmosfer oluşturabilir.
Bu nedenle LEL (Alt Patlama Limiti) seviyelerinin sürekli izlenmesi gerekir.
Metan (CH₄) gazı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız!
Oksijen (O2)
Kapalı alanlarda, tanklarda veya proses odalarında oksijen seviyesinin düşmesi (yetersizliği) ya da artması (zenginleşmesi) sonucu oluşabilir.
Riskleri:
- Renksiz ve kokusuzdur.
- Düşük seviyelerde (Oksijen Yetersizliği) boğulmaya ve aniden bilincin kapanmasına neden olabilir.
- Yüksek seviyelerde (Oksijen Zenginleşmesi) ortamdaki yanma ve yangın riskini aşırı derecede artırır.
- Kapalı alanlarda ölümcül olabilir.
Oksijen (O2) gazı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız!
Klor Dioksit (ClO₂)
Kağıt endüstrisinde modern hamur ağartma (ECF - Elementel Klorsuz Ağartma) proseslerinde ve klor dioksit jeneratör ünitelerinde görülebilir.
Riskleri:
Son derece toksiktir ve keskin bir kokuya sahiptir.
Çok düşük konsantrasyonlarda bile solunum yollarında ve gözlerde şiddetli tahrişe neden olur.
Yüksek konsantrasyonlarda akciğer ödemine ve ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.
Gaz halindeyken kararsızdır; yüksek konsantrasyonlarda veya sıcaklık artışlarında patlama riski taşır.
Sabit Gaz Dedektörleri Nerelerde Kullanılır?
Sabit gaz algılama sistemleri, gaz kaçağı ihtimalinin bulunduğu bölgelerde izleme sağlar.
Başlıca kullanım alanları:
- Kimyasal depolama alanları
- Ağartma üniteleri
- Klor ve klor dioksit depoları
- Kazan daireleri
- Geri kazanım kazanları
- Atık su arıtma tesisleri
- Pompa odaları
- Kimyasal dozaj sistemleri
- Kapalı proses odaları
Portatif Gaz Dedektörleri Neden Gereklidir?
Sabit sistemler belirli noktaları izlerken, çalışanların hareket ettiği tüm alanların güvenliği için portatif gaz dedektörleri kritik önem taşır.
Özellikle;
- Tank girişleri
- Kapalı alan çalışmaları
- Bakım faaliyetleri
- Boru hattı kontrolleri
- Vana değişimleri
- Kimyasal transfer işlemleri
öncesinde atmosfer mutlaka kontrol edilmelidir.
Gaz Dedektörü Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Kağıt üretim tesisleri için dedektör seçiminde aşağıdaki kriterler değerlendirilmelidir:
- Ölçülecek gaz türü
- Sensör teknolojisi
- Ortam sıcaklığı ve nemi
- Koruma sınıfı (IP65/IP66/IP67)
- Patlayıcı ortam sınıflandırması (ATEX/IECEx)
- Kalibrasyon ve bakım kolaylığı
- SCADA, PLC ve DCS entegrasyonu
- SIL gereksinimleri
- Yedek parça ve servis desteği
Her proses için farklı gaz riski bulunduğundan, dedektör seçimi detaylı bir saha analizi sonrasında yapılmalıdır.
Kağıt üretim tesislerinde gaz güvenliği yalnızca yasal bir gereklilik değil, aynı zamanda çalışan güvenliği, çevrenin korunması ve üretim sürekliliği açısından stratejik bir yatırımdır.
Özellikle hidrojen sülfür (H₂S), klor (Cl₂), karbon monoksit (CO), metan (CH₄) ve oksijen (O₂) gibi gazların sürekli izlenmesi; olası gaz kaçaklarının erken tespit edilmesini sağlayarak iş kazalarını, ekipman hasarlarını ve plansız üretim duruşlarını önemli ölçüde azaltır.
Sabit gaz algılama sistemlerinin, çalışanların üzerinde taşıdığı portatif gaz dedektörleriyle birlikte kullanılması ise kağıt üretim tesislerinde en yüksek güvenlik seviyesinden birinin sağlanmasına yardımcı olur.
Kağıt Üretim Sektöründe Hangi Gaz ve Alev Dedektörleri Kullanılabilir?
Sabit Gaz Dedektörü
Honeywell Sensepoint XCD
Yanıcı ve toksik gazların yanı sıra oksijenin algılanmasına yönelik sabit gaz dedektörü.
Portatif Tekli Gaz Dedektörü
Honeywell BW Solo
Çalışanların kişisel gaz güvenliği için tasarlanmış, tek gaz ölçümü yapabilen portatif gaz dedektörü.
Portatif Çoklu Gaz Dedektörü
Honeywell BW Flex
Birden fazla gazın aynı anda izlenmesine olanak sağlayan, taşınabilir çoklu gaz dedektörü.
Alev Dedektörü
Honeywell FS24X Plus
Tehlikeli alanlarda kullanıma uygun, geniş algılama mesafesine sahip alev dedektörü.
Flaşörlü Siren
E2S BExCS Flare
Tehlikeli alanlarda kullanıma uygun, 32 alarm tonlu, 117dB'e varan ses çıkışına sahip, Xenon ve LED Flaşör seçenekleri ile, ayrı ayrı veya birlikte çalışabilen flaşörlü siren.
Sıkça Sorulan Sorular
Sabit gaz dedektörleri hangi noktalara yerleştirilmelidir?
Risk analizi sonucuna göre kimyasal depoları, proses hatları, kazan daireleri, atık su arıtma tesisleri, pompa odaları ve gaz sızıntısı ihtimali bulunan tüm kritik alanlara yerleştirilmelidir.
Kağıt üretim tesislerinde gaz dedektörlerinin kalibrasyonu neden önemlidir?
Düzenli kalibrasyon, dedektörlerin doğru ölçüm yapmasını sağlayarak yanlış alarm veya algılamama riskini azaltır ve çalışan güvenliğinin sürekliliğini destekler.
Kâğıt fabrikalarında hangi gazlar izlenmelidir?
Kâğıt üretim tesislerinde izlenmesi gereken gazlar, üretim prosesine ve kullanılan kimyasallara göre değişir. Hidrojen sülfür (H₂S), klor (Cl₂), klor dioksit (ClO₂), karbon monoksit (CO), metan (CH₄) ve oksijen (O₂) başlıca izlenebilecek gazlar arasındadır. Doğru dedektör ve sensör seçimi, saha risk analizine göre yapılmalıdır.
Sabit ve portatif gaz dedektörü arasındaki fark nedir?
Sabit gaz algılama sistemleri, gaz kaçağı riski bulunan belirli noktaları sürekli olarak izler. Portatif gaz dedektörleri ise çalışanlar tarafından taşınarak kapalı alan girişleri, bakım çalışmaları ve farklı çalışma alanlarında kişisel gaz güvenliği sağlar.
Kâğıt üretim tesislerinde gaz dedektörleri neden birlikte kullanılmalıdır?
Sabit sistemler tesis genelindeki belirli noktaları sürekli izlerken, portatif dedektörler çalışanların farklı alanlardaki hareketli çalışmalarında gaz risklerini takip etmeye yardımcı olur. İki sistemin birlikte kullanılması, daha kapsamlı bir gaz güvenliği yaklaşımı sağlar.
Set Teknik Emniyet ve Çevre Teknolojileri A.Ş. olarak; Gaz Algılama Sistemleri, Proses Gaz Analiz Sistemleri, Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri, Endüstriyel İş Güvenliği Ekipmanları ve Yanma Teknolojileri konularında, 2004 yılından bu yana her geçen gün geliştirerek bugüne taşıdığımız satış ve teknik destek tecrübemiz ve tamamı Türkiye ve Avrupa normlarına uyumlu ürünlerimiz ile mühendislik çözümleri sunmaktayız.
Paylaş: